bussinesCovid-19law7244 SAYILI YASANIN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ

https://volkanguven.av.tr/wp-content/uploads/2020/04/corona_664849.jpg

CORONA VİRÜS KAPSAMINDA 7244 SAYILI KANUN KAPSAMINDA İŞÇİ/İŞVERENLER HAKKINDA ALINAN TEDBİRLER

Corona Virüs kapsamında; önceki yazımda kiracıları mağduriyetini ve kanunca kiracılara tanınan hakları, hükümet tarafından getirilen kanun ile işyeri kira bedelinin ödenmemesinin fesih nedeni oluşturmayacağı yönünde değerlendirmelerde bulunmuştuk.

Şimdiki mevcut yazımda ise 7244 sayılı kanun ile iş yasası kapsamında getirilen yenilikleri değerlendirme konusu yapalım. Mevcut yürürlükteki her kanunun birinci maddesi kanunun amacını tanımlamaktadır ancak mücbir sebep halinde çıkartılan bu alelacele kanunda amaç maddesi unutulmuştur. Bu amacı biz tanımlamak istersek özetle; kanunun amacı COVİD-19 salgınının ekonomik etkilerinin azaltılmasıdır.

  • Geçici Fesih Yasağı

İşverenlerin, işçilerin iş sözleşmelerini işçi ücretlerini ödememek amacıyla fesih etmesinin ve işverenlerin de maddi konuda ödeme güçlüğüne düşmesinin önüne geçmek amacıyla getirilen hükme göre işverenlerin 3 ay boyunca iş sözleşmesinin feshetmesinin yasak olduğunu ve idari para cezası ile cezalandırılacağını 3 aylık sürenin Cumhurbaşkanı tarafından 6 aya kadar uzatmaya yetki verildiği görülmektedir. İşverenlere ise işçileri, tam veya kısmi süreli ücretsiz izne ayırabilecekleri belirtilmiştir. İşverenin; iş sözleşmesinin feshine cevaz veren tek istisna bulunmakta, bu ise işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarıdır.

İşverenin fesih yasağı süresinde, ahlak iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle iş sözleşmesini fesih ettiği, işçinin de feshin geçersizliği ile ilgili dava açtığı, mahkemece de işverenin feshinin geçersizliğine karar verildiği durumunda, işverene hem fesih yasağına aykırı davranması nedeniyle idari para cezası verilmeli hemde işçinin kısa çalışma ödeneği yahut nakdi ücret desteğinden faydalanamaması nedeniyle belirli bir miktar tazminat talep hakkı olmalıdır.

  • Nakdi Ücret Desteği

Nakdi ücret desteğinden yararlanabilecek işler;

  1. İşverenler tarafından yukarıda bahsettiğim hüküm uyarınca ücretsiz izne ayrılan işçiler
  2. Şartları sağlamaması nedeniyle kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçiler (Son 3 yılda 450 gün prim ödenmiş olması)
  3. 15/03/2020 tarihinde 51.madde(İşsizlik Sigortası) kapsamında fesih edildiği halde işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçiler

işsizlik sigorta fonundan, ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar günlük 39,24TL nakdi ücret alacakları belirtilmiştir. Bu fondan yararlanan işçiye işveren tarafından sigorta primi yatırılmaması, işçi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin genel sağlık sigortasından faydalanmasını engellememektedir.

15/03/2020 tarihi itibariyle 51.madde kapsamında fesih edilen işçi hükmünü açıklamakta yarar vardır. Şöyle ki; işçinin iş sözleşmesi 15/03/2020 tarihinden sonra 17/04/2020 tarihinden önce işsizlik ödeneği almasını engellemeyecek şekilde fesih edilmiş olması ancak son 120 gün hizmet süresi ve 3 yılda 600 gün prim ödenmiş olması şartları yönünden işsizlik ödeneğine hak kazanamamış olması gerekmektedir. Hizmet süresi ve prim şartları sağlanmamış olması nedeniyle işsizlik ödeneği alamayan işçiye nakdi ücret desteğinden faydalanma imkanı getirilmiştir.

  • İşveren Beyanının Esas Alınması

İşverenler tarafından zorlayıcı sebep nedeniyle kısa çalışma ödeneği başvurusunda bulunulması durumunda, uygunluk tespiti tamamlanmaksızın işverenlerin beyanları doğrultusunda kısa çalışma ödeneği gerçekleştirilecektir. İşverenlerin bu haklarını kötüye kullanmasının engellenmesi amacıyla da işverenlerin hatalı bildirmesi sonucunda bu hatanın işverenden tahsil edileceği de belirtilmiştir. Burada diğer bir sorun olarak işverenin hatalı beyanı sonucu işçi sebepsiz zenginleşmiş olacak ve işverenin bu haksız ödemeyi işçiye rücu imkanı olup olmadığı gündeme gelecektir. Kanımızca işverenin hatalı beyanı sonucu iyi niyetli sebepsiz zenginleşen işçiden bu yersiz ödemeyi isteyememesi gerekmektedir. Yalnızca işçinin işverene yapmış olduğu beyanda hata olup kötü niyetli olan işçiye karşı, işverenin rücu imkanı olduğu düşünülmelidir.

Kısa çalışma ödeneği başvurularında işverenlerin beyanları haricinde, başvuruların 60 gün içerisinde tamamlanacağı belirtilmiştir. 60 günlük süreden uygunluk tespiti yapılması istisna tutulmuştur.

  • Değişikliklerin Getirdiği Yeniliklere İlişkin Eleştiriler

Getirilen değişiklikler; “COVID-19 Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması” amacını taşıdığı görülmektedir. İşverenlere tanınan ücretsiz izin yetkisinin işverene geniş takdir yetkisi tanıdığı şeklinde yorumlamak iş kanunu kapsamında işçi yararına yorum ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Enerji, sağlık sektöründe çalışılan iş yerleri, kargo, lojistik şirketleri, tarım şirketleri gibi COVID-19 salgınının çalışma yaşamında herhangi bir etki yaratmadığı iş yerlerindeki işverenlerin yahut çalışma sistemine etki yaratmakla birlikte “Son giren ilk çıkar.” felsefesine aykırı davranışta bulunan işverenlerin, yasayla tanınan ücretsiz izin yetkisini geniş takdir yetkisi çerçevesince kullanması kanımızca mümkün değildir. İşverenlerin ücretsiz izin yetkisini kullanması ancak, iş yeri faaliyetinin tamamen durdurulması veya faaliyetini durdurmamakla birlikte 1/3’ü oranında azaltması gerektiği kanaatindeyiz.

Salgından etkilenmemekle birlikte işverenlerin işçiyi ücretsiz izne ayırması, işverenin iş sözleşmesini fesih yetkisini kötüye kullandığı anlamına gelebilecek veya iş güvencesi kapsamı dışındaki işçiler için kötü niyetli veya haksız fesih oluşturacaktır. İş güvencesi kapsamındaki işçilerin işe iade davası açması gündeme geleceği gibi iş güvencesi şartlarını taşımayan işçilerin zararın ispatı halinde kötü niyet tazminatı talep hakkı doğacaktır. İş sözleşmelerinin haklı neden olmaksızın derhal feshinde uygulanan haksız fesih tazminatının ödenmesine de gündeme gelecektir. Bilhassa işveren, salgın döneminde işçinin en çok ihtiyacı olan ücretine kavuşmasına engel olmuştur.

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışan özel öğretmenler veya özel okul eğitimcilerinin akıbeti konusunda özel bir düzenleme belirtilmemekle birlikte bu durumda işverenin ücretsiz izne ayırdığı öğretmenlerin veya eğitimcilerin iş sözleşmelerinin uzayacağı değerlendirilmelidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca özel öğretim kurumu personellerinin iş sözleşmelerinin kanunen belirsiz süreli olduğu belirtilmiştir. http://melikgazi.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2018_07/18085134_yargYtay_kararY_iY_sYzleYmeleri_2018-2.pdf

İşverenler tarafından kısa çalışma ödeneğine başvurulmaması durumunda işverenlerin ücretsiz izin hakkı kapsamında işçilere daha aşağı bir ücret olan nakdi ücret desteğine mahkûm etmesi kabul edilebilir değildir. İş sözleşmesi kapsamında işverenin işçiyi gözetme borcu bulunmaktadır. İşveren kısa çalışma ödeneğine başvurmayıp, kısa çalışma ödeneği şartlarını sağladığı halde işçiyi nakdi ücret desteğine mahkûm etmesi, işverenin işçiyi gözetme borcuna aykırı davrandığının göstergesi olacaktır. Örnek vermek gerekirse kısa çalışma ödeneği 4.380,99TL yi geçmemek üzere brüt ücretin %60’ı kadardır. Bu ise asgari ücret alan bir işçi için 1.765,80 TL gibi bir rakama tekabül edecektir. Eğer işveren kısa çalışma ödeneğine başvurmaksızın işçiyi nakdi ücret desteğine mahkum etmesi durumunda ise işçiye 1.177,00TL ödenecektir. Bu durumda işçiye her ay için 588,80TL daha az ücret ödenmiş olacaktır.

Birinci görüşe katılmakla birlikte ikinci görüşte ortaya çıkmıştır. İkinci görüş olarak işverenin kısa çalışma ödeneğine başvurma zorunluluğunun olmadığı bu kanunen tanınmış bir hak olduğu, işçinin kısa çalışma ödeneği alamaması durumunda nakdi ücret desteği alma hakkı olduğu, bu aradaki farkı işçinin işverenden tahsil etme imkanının olmadığı ve işçinin de mağdur olduğu bu duruma karşılık iş sözleşmesini haklı nedenle fesih imkanının da mümkün olmadığı benimsenmiştir. Bu durumun istisnası olarak ise hakkın kötüye kullanımı ve ayrımcılık yasağını dayanak göstermişlerdir. Şöyle ki işverenin aynı iş yerinde işçilerin tamamının veya bir kısmının kısa çalışma ödeneğinden yararlanması şartlarını taşıdığı halde bir kısım işçileri kısa çalışma ödeneğinden yararlandırmış olması ancak kalan işçileri nakdi ücret desteğine mahkum etmiş olması durumunda işverenin eşit davranma borcuna aykırı davrandığı, bu durumda  işçinin hem aradaki farkı talep edebileceği hemde iş sözleşmesini haklı nedenle fesih edebileceği belirtilmiştir.

“…Siyah akar Zonguldağın deresi
Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası”

Orhan Veli KANIK

#ailenizinavukatı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Av. Arb. Volkan Güven

Hukuk Bürosu

Kurtuluş Mahallesi Hürriyet Bulvarı No:23/14 Tonguç İşhanı Soma/Manisa
0533 142 7448

Büromuza gelen aramalar neticesinde büromuz tarafından sms ve arama yapıldığını öğrendik.

Avukatlık büromuz tarafından sms atılarak veya arama yapılarak ödeme talep edilmemektedir.

0533 142 74 48 nolu telefon dışında yapılan sms ve aramalara itibar etmeyiniz.

This will close in 20 seconds